İçeriğe geç
Physics with Thomas

Kulak ve işitme eşiği · sıfır desibel sessizlik değildir

Süre 5:38YouTube'da

Sıfır desibel sessizlik değildir. 1000 hertzdeki işitme eşiğidir: bir insanın o frekansta ancak duyabildiği en hafif ses, ve desibel ölçeğinin sıfır noktası oraya sabitlenmiştir. Kulağın her frekansta eşit derecede duyarlı olmadığı için, 500 ile 5000 hertz arasında sıfır desibelin altındaki sesleri bile duyarsın.

العربية, English, Français ve Türkçe altyazı da var. Dilini oynatıcıdaki dişli simgesi altından, Altyazı bölümünden seç.

Sıfır desibel sessizlik değildir. Bir insanın ancak duyabildiği, bin hertzlik en hafif sestir, ve desibel ölçeğinin sıfır noktası oraya sabitlenmiştir.

Önce sesi kulağının içinde takip ediyorsun: kulak kanalı, kulak zarı, üç kulak kemikçiği ve salyangoz, orada tüy hücreleri sesi frekanslara ayrıştırır. Sonra işitme aralığı, yaklaşık yirmi ile yirmi bin hertz arası, yükselen bir sesle; böylece kendi üst sınırının nerede olduğunu kendin duyarsın (bunun için kulaklık tak). Sonra işitme eşiği ve ağrı eşiği, ve bunların neden düz çizgi değil de eğri olduğu: kulağın her frekansta eşit derecede duyarlı değildir. Son olarak diyagramı okursun. Otuz desibellik bir sesi bin hertzde zahmetsizce duyarsın, elli hertzde ise hiç duymazsın.

Lise fiziği, ses konusu. Videonun ortasında iki soru ve bir sessizlik var: videoyu orada durdur ve önce kendin düşün.

Bu videoda

  1. 0:00Sıfır desibel mi, sessizlik mi
  2. 0:15Kulak kepçesinden beyne
  3. 0:55Yirmiden yirmi bine
  4. 1:47Ancak duyabildiğin en hafif ses
  5. 2:15Bu sınır neden düz bir çizgi değil
  6. 2:55Aralığın üst ucu
  7. 3:30Aynı sayı, iki cevap
  8. 4:06Özet
  9. 4:36İki soru
  10. 4:52Cevaplar
  11. 5:19Kapanış

Anlatımın tamamı, yazılı olarak

Sıfır desibel mi, sessizlik mi

0:00Sıfır desibel. Ve tam sessizlik. Bu ikisinden hangisi daha sessiz? Hesaplama, sadece seç. Çoğu insan ikisinin aynı olduğunu söyler. Aynı değil.

Kulak kepçesinden beyne

0:15Ses çıkaran her şey titreşir, ve o titreşim havada ilerler. Kulağın bir kısmını algılar, ve orada olanlar bundan sonraki her şeyi belirler. Dalga kulak kanalına girer, kulak zarına çarpar, zar da titreşmeye başlar. Üç küçük kemik titreşimi iç kulağa aktarır, sıvıyla dolu, kıvrılmış bir kanala.

0:36Orada birlikte hareket eden binlerce tüy hücresi var. Bu hareketi elektrik sinyallerine çevirirler, ve işitme siniri onları beynine taşır. Her tüy hücresi kendi frekansına tepki verir. Yani kulağın sesi, beynine bir şey ulaşmadan önce ayrıştırır.

Yirmiden yirmi bine

0:56Tüy hücresi kalmayan yerde artık hiçbir şey duymazsın. Yani kulağının işitme aralığı var, bir alt ucu ve bir üst ucu olan, ve seninkinin nerede bittiğini kendin duyabilirsin. Altta sınır yaklaşık yirmi hertz. Altında belki hâlâ hissedersin, ama duymazsın.

1:13Üstte sınır yaklaşık yirmi bin hertz, ve bu üst sınır ömrün boyunca düşer. Şimdi yükselen bir ses geliyor. Senin için kaybolduğu sayıyı aklında tut. Bu sadece kulaklık takılıyken işe yarar. Senin için nerede bitti? Peki yanındaki biri çok daha düşük bir sayı söylerse bu ne anlama gelir?

Ancak duyabildiğin en hafif ses

1:47Şimdi alt sınır, ve baştaki sıfır desibel tam orada. Bin hertzlik bir ses al ve onu gittikçe kıs, ta ki artık duyamadığın ana kadar. İşitme eşiği tam o noktadadır. Desibel ölçeği oraya sabitlenmiştir. Sıfır desibel sessizlik değil, o noktadır: bir insanın hâlâ duyabildiği bin hertzlik en hafif ses.

2:12Ölçeğin sıfır noktasını birisi oraya koymuş.

Bu sınır neden düz bir çizgi değil

2:16Kulağın her frekansta eşit derecede duyarlı değildir. Frekansı yatay eksene, ses şiddetini dikey eksene koy, ve bir sesin ne kadar hafif olabileceğini çiz, duyulmaz olmadan önce. Düz bir çizgi değil: bir vadi. O vadinin dibinde, beş yüz ile beş bin hertz arasında, kulağın en iyi hâlindedir.

2:37O kadar iyi ki orada sıfır desibelin altındaki sesleri duyarsın. Kenarlarda çizgi dik bir şekilde yükselir: alçak bir uğultunun fark edilmesi için çok daha şiddetli olması gerekir. Ve o vadide tam insanların birbiriyle konuşurken kullandığı her şey bulunur.

Aralığın üst ucu

2:56Bir ölçüm aletinin de bir üst sınırı vardır, ve seninkinin adı ağrı eşiğidir: onun üstünde ses acıtır. Bin hertzde yaklaşık yüz yirmi desibeldedir. Bu sınır da bir eğridir, alttaki ile aynı nedenden. Bu iki çizginin arasında duyabildiğin her şey var: ölçüm aralığın, ve herkeste biraz farklıdır.

3:18Diyagramda bir nokta var: elli hertzlik, otuz desibel şiddetinde bir ses. Bunu duyar mısın, duymaz mısın?

Aynı sayı, iki cevap

3:30Hayır. O nokta alttaki çizginin altında, yani o sesi duymazsın. Ses kulağına ulaşır, sadece onu fark etmezsin. Aynı noktayı bin hertze koy. Otuz desibel, tamamen aynı sayı, ve orada onu zahmetsizce duyarsın. "Evet, çünkü otuz sıfırdan büyük" dediysen, eşiği düz bir çizgi gibi okumuşsun demektir.

3:54Eşik bir çizgi değil, bir vadidir. Bu diyagram şöyle okunur: frekansı bul, yukarı ses şiddetine çık, ve o noktanın iki çizginin arasında olup olmadığına bak.

Özet

4:06Üç şey, ve bunlarla her işitme aralığı diyagramını okursun. Bir: kulağın sesi frekanslara ayrıştırır, ve aralık kabaca yirmi ile yirmi bin hertz arasındadır. İki: sıfır desibel sessizlik değildir. Bir insanın hâlâ duyabildiği bin hertzlik en hafif sestir, ve ölçek oraya sabitlenmiştir.

4:27Üç: işitme eşiği ve ağrı eşiği eğridir, çünkü kulağın her frekansta eşit derecede duyarlı değildir. Aralarında senin ölçüm aralığın yer alır.

İki soru

4:37İki soru. Birinci soru: işitme eşiği neden düz değil de eğri bir çizgidir? İkinci soru: biri, on desibellik bir sesin her zaman duyulamayacak kadar hafif olduğunu söylüyor. Doğru mu?

Cevaplar

4:53Birincisi: çünkü kulağın her frekansta eşit derecede duyarlı değildir. Aralığının ortasında çok hafif bir sesi hâlâ duyarsın, kenarlarda ise çok daha şiddetli olması gerekir. İkincisi: hayır, bu frekansa bağlıdır. Bin hertz civarında on desibeli rahatça duyarsın, elli hertzde hiçbir şey duymazsın.

5:14Aynı şiddet, iki cevap, ve bu yüzden frekansa da ihtiyacın var.

Kapanış

5:20Artık bir sesin senin aralığına düşüp düşmediğini okuyabilirsin. O aralık daralır, ve çoğu zaman bu olurken hiçbir şey fark etmezsin. Kanalda bunun nasıl işlediği ve bir yerde ne kadar kalabileceğin hakkında ayrı bir video var.

Sık sorulan sorular

0 dB sessizlikle aynı şey mi?

Hayır. Sıfır desibel, bir insanın ancak duyabildiği 1000 hertzlik en hafif sestir. Desibel ölçeğinin sıfır noktası bilerek oraya konmuştur. Sessizliğin bu anlamda bir desibel değeri yoktur, ve sıfır desibelin altında sesler bile vardır.

İnsanın işitme aralığı nedir?

Kabaca 20 ile 20 000 hertz arası. 20 hertzin altındaki titreşimleri bazen hâlâ hissedebilirsin, ama duyamazsın. Üst sınır ömür boyu düşer, bu yüzden yetişkinlerde genellikle 20 000 hertzin epey altındadır.

İşitme eşiği neden eğri bir çizgidir?

Çünkü kulak her frekansta eşit derecede duyarlı değildir. Yaklaşık 500 ile 5000 hertz arasında çok hafif sesleri, hatta sıfır desibelin altındakileri bile duyarsın. Alçak ve tiz seslerde ses, fark edilmeden önce çok daha şiddetli olmalıdır, bu yüzden çizgi orada dik bir şekilde yükselir.

30 dB'lik bir sesi her zaman duyar mısın?

Hayır, bu frekansa bağlıdır. 1000 hertzde 30 desibel işitme eşiğinin epey üstündedir ve onu zahmetsizce duyarsın. 50 hertzde 30 desibel eşiğin altındadır ve hiçbir şey duymazsın. 30 sıfırdan büyük olduğu için duyulur diye düşünen, eşiği düz bir çizgi gibi okuyor demektir.

Acı eşiği nerededir?

1000 hertzde yaklaşık 120 desibelde. Acı eşiği de işitme eşiğiyle aynı nedenden bir eğridir. Bu iki çizgi arasındaki her şey senin işitme aralığındır.

Otuz desibel her zaman duyulmaz. Önce frekansa bak.

Sonraki videoda: işitme hasarı neden hemen acıtmaz, ve bir yerde ne kadar kalabilirsin.

Physics with Thomas lise öğrencileri için fizik anlatıyor. Ekranda hiç kelime yok, bu yüzden gördüğün her dilde çalışıyor.

Bu seride

Hakkımda

Thomas Schuurmans

Adım Thomas Schuurmans; fiziğe ve şeylerin neden böyle çalıştığını anlamaya karşı bir tutkum var. İstediğim şey, gençlerin daha sık “bu neden böyle?” ve “bu nasıl çalışıyor?” diye sorması ve fiziğin araçlarını onlara kolay ve görülebilir bir biçimde vermek.

2003 yılında Delft Teknik Üniversitesi'nde uygulamalı fizik alanından mezun oldum. Sonrasında yirmi yılı aşkın süre eğitim dışında çalıştım: önce TNO adlı uygulamalı araştırma enstitüsünde, sonra bir tasarım ajansında ve nihayet Proportion Global'i kurarak; onunla Afrika, Latin Amerika ve Güney Asya'da inovasyon sorularına çalışıyorum. Bu iş fiziğe sandığınızdan çok benziyor: çözümden başlama, önce neyin olup bittiğini anla, bir şey dene, yanıl ve yeniden bak.

2026'dan beri hem alt hem üst sınıflarda fizik öğretiyorum ve tam öğretmenlik yetkim için Amsterdam Üniversitesi'nde yüksek lisansa başladım. Orada öğrendim ki bir lise öğrencisinin yeni bir konuya gerçek dikkati yaklaşık yedi dakika sürüyor. Benim zaafım ise tam da konunun etrafında fazla hikâye anlatmak.

Fikir buradan doğdu: tek bir konuyu net ve görsel biçimde, o yedi dakikanın içinde anlatan videolar. Onları kendi öğrencilerim için yapıyorum. Sonra herkese açık hale getiriyorum, çünkü iyi bir anlatım, nerede yaşarsan yaşa ve hangi dilde düşünüp konuşursan konuş, ona ihtiyacı olan herkesin erişebileceği yerde olmalı.